Ölüm orucundaki Kadir Karabak: “Faşizm zulmün süresini belirleyebilir ama sonucu direnenler belirler”

H.Merkezi: Van F Tipi Hapishane’de ölüm orucunu sürdüren TKP/ML dava tutsağı Kadir Karabak, gazetemize mektup gönderdi. Karabak, mektubunda, “Hangi gerekçeyle ya da kimin talimatı olursa olsun hiçbir şart ya da koşulda kabul edilemez olan tel kafes uygulaması ve tüm hak ihlallerine karşı direnmenin bir tercihten öte zorunluluk olduğunu söylüyorum. Faşizm zulmün süresini belirleyebilir ama her zaman olduğu gibi sonucu direnenler belirler” dedi. Mektubun tamamını yayınlıyoruz:

“Komik gerekçelerle mektuplarıma el koyuluyor”

“Merhaba Özgür Gelecek,

Öncelikle sizlerin şahsında tüm yoldaşları özgür gelecek düşümüzün gerçeğe dönmesine olan inançla saygıyla selamlıyor, mücadele coşkusu ve sıcaklığıyla sıkıca kucaklıyorum. Sizlere şu ana kadar birçok kez mektup yazıp yolladım ancak sizlerin de bildiği gibi mektuplar ya hiç gelmedi ya da boş zarf olarak gönderildi. Bu durumun kendisi bile devrimci tutsakların yaşadığı tecridi gözler önüne sermeye fazlasıyla yeter aslında. Umarım bu mektup sapasağlam ulaşır sizlere.

Size bu nameyi ölüm orucu direnişimin 171. gününde yazıyorum. Sizlerin de bildiği gibi bulunduğum hapishanedeki bir yığın hak ihlaline karşı 17.09.18 tarihinde iki arkadaş ölüm orucuna başladık. Size yaşadığımız hak ihlallerini ya da taleplerimizi ayrıntılı olarak yazmak isterdim ancak bildiğinizden, tekrara düşmemek adına daha da önemlisi bu mektubun sizlere ulaşması adına istemeyerek bu nameye oto sansür uyguluyorum. Zira birçok hak gaspı yaşandığı gibi komik gerekçelerle mektuplarıma el koyabiliyorlar.”

“Taleplerim kabul edilene dek ölüm orucu direnişimin sürecek”

“Gelinen aşamada tel kafes uygulamasına karşı başlatmış olduğumuz ölüm orucu direnişimizin 127. günüde Esat arkadaş iradi olarak sonlandırdı. Bildiğiniz gibi ben sürdürmekteyim. Sürenin çok uzamasından kaynaklı ciddi sağlık sorunları yaşadığım doğrudur. Süre daha ne kadar uzar sonuç ne olur bunu bilemem ama bildiğim ve emin olduğum bir şey varsa o da taleplerim kabul edilene dek ölüm orucu direnişimin süreceğidir.”

“Devrimci irade karşısında hiçbir şansları yok”

“Faşizm yıllardır hapishanelerde devrimci, politik tutsakları yıldırmak, sindirmek amaçlı bir yığın insanlık dışı yöntemle saldırmıştır. Tarih boyunca tüm saldırılara karşı devrimciler ağır bedeller ödeme pahasına tüm saldırıları boşa çıkarmış ve onları kendi acizlikleriyle baş başa bırakmışlardır. Bu dün olduğu gibi bugünde farklı olmayacak ne yaparsa yapsınlar, hangi yöntemi kullanırlarsa kullansınlar devrimci irade karşısında hiçbir şanslarının olmadığını bir kez daha göreceklerdir.”

“İrademizi, bilincimizi, düşlerimizi asla tutsak edemezler”

“Ekonomik ve siyasi krizlerin ayyuka çıktığı egemenlerin yönetemez hale geldiği bu dönemde faşizm hem hapishanelerde hem de dışarda toplumsal muhalefete, devrimci güçlere yönelik ciddi baskı politikası uygulamaktadır. En demokratik taleplerle yapılan hak arama mücadelelerine dahi azgınca saldırmaktadır. Bu saldırganlığın birçok sebebi olsa da asıl sebep egemenlerin duyduğu korkudur. Ancak ne yaparsa yapsınlar çabalarının nafile olduğunu yine en iyi kendileri biliyor.

Bu durum hapishaneler cephesinde de böyledir. Bugün belki bizleri fiziki olarak tutsak edebilirler ama ne yaparsa yapsınlar irademizi, bilincimizi, düşlerimizi asla tutsak edemezler. Özcesi yaşayarak ya da ölerek kazanan biz olacağız. Mevsimler değişse de kemiklerim etlerime batsa da ben faşizme karşı direniyor olmanın mutluluğunu yaşamaya devam edeceğim.

Bu arada Esat arkadaş hastane sürecini tamamladı, sağlık durumu iyi ve şuan yanımda. Ayrıca yanımda daha önce farklı hapishanelerde beraber kaldığımız yurtsever dostlardan bir arkadaş refakatçi olarak bulunuyor, ismi Kahraman heval. Esat arkadaşın ve Kahraman hevalin sizlere çok selamları var.”

“Faşizm zulmün süresini belirleyebilir ama…”

“Burada hapishane idaresiyle yaptığım tüm görüşmelerde idare tel kafes uygulaması ile alakalı ‘yapabilecek hiçbir şeyimiz yok, adalet bakanlığı talimatıdır’ diyor. Ben ilk gün söylediğim şeyi bugün bir kez daha yineliyorum. Hangi gerekçeyle ya da kimin talimatı olursa olsun hiçbir şart ya da koşulda kabul edilemez olan tel kafes uygulaması ve tüm hak ihlallerine karşı direnmenin bir tercihten öte zorunluluk olduğunu söylüyorum. Faşizm zulmün süresini belirleyebilir ama her zaman olduğu gibi sonucu direnenler belirler.

Değerli yoldaşlar hem yazmakta zorlandığımdan hem de fazlasıyla dikkat dağınıklığı yaşadığımdan bu nameyi kısa kesiyorum ama söz sağlığım el verdiği ölçüde daha sonra uzun uzun yazmaya çalışacağım. Olur da fiziki olarak erken ayrılmak zorunda kalırsam aranızdan siz esmer tenli çocuklarımızın gülüşlerine bakın ben aradan el sallayıp selamlamaya devam edeceğim sizi ve tüm yoldaşları…

Özgür gelecekte buluşmak üzere… Umut ve dirençle…”

168