Temel sorun öncü olabilmek!

Bugün dünyada ve ülkemizde temel sorun örgüt ve önderlik sorunudur. Geçen uzun zamana karşın değişmeyen ve değişme konusunda henüz ciddi veriler sunmayan, sorunu çözecek, güven verici ciddi adımlar atılamayan konu “örgüt ve önderlik”tir. Sömürü istediği kadar yoğun ve derin olsun, zulüm katmerli ve koyu olsun eğer azimli-tutarlı-kararlı-militan öncülük ve profesyonel örgüt yaratılmamışsa yetersizlik ve zayıflıklar devam eder. Süreci tersine çevirecek köklü devrimci değişimler yaratılamaz.

Devrimin nesnel koşulları oluşmuş ve oluşmakta olan bütün ülkelerde “profesyonel devrimci örgüt”, “militan öncülük-önderlik-feda devrimciliği” yaratma sorunu devam ediyor. Peki bu nasıl yaratılacak? Şimdiye kadar “yapılan”, yapılmakta olan ve aynı-benzer tarzda sürgit devam eden şekilde örgüt ve önderlik sorunu çözülemez. Değişmeye ve gelişmeye kapalı, var olan statükoyu bürokrat önderlik tarzıyla devam ettirmekten usanmayan, başarısızlık ve yetersizlikten gerekli ve yeterli dersleri çıkarmayan biçimde ısrar edilerek önderlik sorunu çözülemez.

Dere yataklarında, kaygan zeminlerde, deprem riski olan toprak parçalarında nasıl ki bina inşa olmuyorsa, inşa edilmeye çalışılsa bile kısa zamanda yıkılıyorsa aynı şekilde “parti ve önderlik” de bir bütün olarak devrimci savaş zemini üzerinde inşa edilmeye çalışılmadıkça, ciddi örgütsel sorunlar yaşanmaya devam edecektir.

Akıl ve yüreğini ortaya koymuş, özüyle sözü bir, kararlı-tutarlı ve iradeli insanlarla, ne yapacağını bilen kadrolarla, düşmanı imha etmek için elinden gelen her şeyi yapmak için çalışan, feda ruhunu kuşanmış savaşçılarla devrimin partisi ve önderliği inşa olur. Belirlenmiş bir yönelim, gerçekçi bir plan ve ortak yürüyüş güzergahı çizilerek ve herkes bunun emri altında “elinden gelen her şeyi yapmaya” çalışırsa çözüm adımları atılmaya başlanmış olur.

Yanlış yerde durarak, akıl ve yüreğini devrimci savaşın gelişmesi için bir bütün olarak ortaya koymayan, devrimci savaşa-halka-yoldaşlarına karşı yabancılık yaşayan, sınıf savaşımında hiçbir ağırlığı ve güvenilirliği olmayan “talimatla” örgütü yönetmeye çalışan bir anlayışla asla savaş örgütü yaratılamaz. Proletarya Partisi’nin tarihinde, dün ve bugün yaşanan sorunların temelinde bu gerçeklik vardır.

Bugün en ciddi tehdit ve tehlike, dogmatizmden beslenen, sınıf savaşımıyla “söz”den başka hiçbir ilişkisi olmayan, sahte “ilkecilik” arkasında kendisini gizleyen, uzun yıllara varan statükoyla kendini tekrarlar üzerinde var etmeye çalışan anlayıştır. Doysa düşüncede ve yaşamda; davranışta ve yönetimde devrimci ELEŞTİRİ-ÖZELEŞTİRİ esas alınmalıdır. Bu bilinç üzerinde bir irade ve eylem birliğinin, güçlü devrimci pratiğin ve hareketin yaratılmasıdır. Her komite-kadro-militan ve savaşçı dikkat ve ilgisini,  duyarlılık ve sorumluluğunu bütün zamanını, akıl ve yüreğini silahlı mücadelenin gelişip güçlenmesi, büyüyüp ve sağlamlaşması için ortaya koymalıdır. Gerçekleşebilir ortak bir devrimci hareket planı ve yerine getirilebilir görevler belirlenmelidir. Yapılması ve başarılması gerekenler konusunda netlik, irade ve eylem birliği yaratılarak ciddi bir denetleme, ayrıntılı sorgulama sağlandığında gerçek anlamda örgüt ve önderlik yaratılabilir.

Eğer örgüt içinde bütün komite ve kadrolar, militan ve savaşçılar ortak amaç için akıl ve yüreğini yaşamını-zamanını, çaba ve enerjisini ortaya koymazsa bütünlüklü bir başarı ve sonuç alıcı bir adım atmak imkansızdır. Bir komite, bir kadro, bir militan canla başla çalışıp görevini yerine getirirken diğer bir komite ve kadro sıkı sıkıya görevlerine sarılıp çalışmazsa belirlenmiş program ve planları yerine getirmek, alınmış kararları uygulamak için çalışmazsa kısaca birlik içinde bütünlüklü olarak “tek bir insan gibi yürüyerek” mücadele edip çalışılmazsa “örgüt ve önderlik” sorunu yine çözülemez. Bugün başarılamayan sınıfta kalınan nokta tam da budur.

Sorun bir yerde de ideolojik sorgulama ve mücadelenin doğru temelde yapılmamasıdır. Yoldaşlar ve halk huzurunda samimi, dürüst pratikle buluşan “eleştiri-özeleştirinin” yapılmasından korkulmasıdır. Eğer tüm düzeydeki yöneticiler, özeleştiri vermekte, hesap vermekte inatla ve ısrarla ayak diriyorsa orada ciddi anlamda bir sorun vardır. Özeleştiriyi içselleştirmeyen bir önderliğin güvenilirliği olmaz. Samimi, dürüst, inanarak ve bunu pratikte ispatlayarak özeleştiri verilmediğinde asla savaş örgütü yaratılamaz.

Bir komite-kadro-militan çalışıp bir diğer komite-kadro-militan çalışmazsa; biri yürüyüp diğeri durup bakarsa sanki bu görevler kendisinin değilmiş davranılırsa asla örgüt ve önderlik sorunu çözülemez. O örgütte devrimci bir ruh, ortak manevi değerler, ortak irade ve eylem birliği yaratılamaz. Keza ortak bir mücadele coşkusu ve devrim heyecanı da çıkarılamaz. Yoldaşlık da yaratılamaz. Yoldaşlığın yaratılamadığı yerde ne devrim idealleri büyür ne onun gerekli ve zorunlu olan çalışmaları yapılır.

Bir Partizan

672